Spotify üzerinden çal YouTube üzerinden çal
YouTube videosuna geç

Çalar yükleniyor...

Spotify üzerinden skroplama mı olsun?

Spotify hesabınla Last.fm hesabını bağla ve herhangi bir Spotify uygulaması, herhangi bir cihaz veya platform üzerinden dinlediğin her şeyi skropla.

Spotify'a bağlan

Son ver

Last.fm'in yeni bir sürümü hazır, her şeyin pürüzsüz işlemesi için lütfen siteyi tekrar yükle.

Biyografi

1985 oyun havası-şu samsunun evleri ni girin youtube da ve seyreyleyin cümle aleme parmak ısırtan performanslarını derdiyokların.yahut yaz gazeteci yaz’ı girin youtube’a şarkının başındaki ali ekber aydoğan namı diğer derdiyok alinin elektro bağlama solosuna kelimeler yetmeyecektir…internette yaklaşık 20 yıl sonra beklide hak ettikleri kadar olmasa da en azından 20 yıol öncesine oranla daha büyük bir kitlenin dikkatini çeken grup bir yandan haklarında bir sürü müzikle ilgisi olmayan yakıştırmalara maruz kalsa da sanırım biraz müzikten anlayan birilerince sanırım döneminin en önemli gruplarından biri olduğu hakkını teslim edecektir.

Malatya nın Fethiye adlı köyünden 1970lerin başında derdiyok ali olarak bilinen ali ekber aydoğan istanbula gelir ve orada müziğini harmanlayacağı müzik çevrelerine girer.kimler yoktur ki bu çevrede?Müzik anlayışım üzerinde büyük etkisi vardır diyeceği arif sağ,bağlamasına hakimiyetiyle parmak ısırtan Orhan gencebay, neşet ertaş…
1972de ilk kez 45lik long play çıkarmak için stüdyoya giren derdiyok ali o dönemde ali ekber aydoğandır.derdiyoklar ismine kavuşmaya biraz zaman gerekir yani.1978de arif sağ saatlerce ali ekber aydoğan’ın derlediği Arguvan havalarını kameraya çeker.malatyanın Arguvan ilçesi ve civarına özgü bu folklorik yapı aslında bir anlamda ali ekber tarafından da dinamizm kazanır dersek yanlış olmaz sanırım.sonraları bu Arguvan havalarını Belkıs akkale,izzet altınmeşe,sabahat akkiraz,İbrahim Tatlıses,güler duman ve ismini buraya sığdıramayacağımız kadar müzisyen ve şarkıcı okur.türkiyede müziğini ilerletemeyceğine inanan ali ekber aydoğan,1974 de almanyadan oturum izni alarak bir anlamda yine daha evvel almanyaya müzik için giden yüksel özkasap,metin türköz gibi aşama kaydeden müzisyenler gibi kendini aşmaya gitti almanya’ya.ki o yüksel özkasap sanırım türküola adlı plak firmasını kuracak ve bir süre sonra derdiyokların albümlerini ardı ardına sıralayacak olan prodüktördür.müzik dışında o günden bugüne almanyada hiçbir iş yapmayan derdiyok ali 1975te yine malatyanın Fethiye adlı köyünden almanyaya gelen ihsan güvercin in bateriye geçmesiyle bir müddet sonra almanyada gazinolarda sahne almaya başlarlar.esnek hazırlanmış bir repertuvar ile Orhan gencebay,hakkı buluttan tutun da Ankara misket havası,topal oyun havasına kadar,deyiş ve semahlardan horona zeybeğe kadar,pop a kadar her şeyi çalar grup önceleri.1975de 3 kollu gitar yaptırır derdiyok ali Ragıp akdenize(çetin akdenizin babası)altta bağlama ,ortada gitar,üstte ise cura nın yer aldığı bu enstrüman aslında müzik tarihinde ilklerden biridir.3hürel ikili gitarı yapmıştır.özay gönlüm ise sonraları bu enstrümanın bağlama versiyonunu yaptırmıştır.
Grup ikili olarak almanyada gazinolarda ve türk düğünlerinden sahne almaya başlamıştır ve özellikle Almanya da türk düğünü dendiğinde o dönem tek akla gelen isim derdiyoklardır.peki derdiyoklar nereden gelmektedir?Çocukluk yıllarından itibaren derdiçok olarak anılmak isteyen ali ekber aydoğan,grubun ismini derdiçoklar olarak düşünürken,yaptığı araştırma sonucunda 15.yüzyılda Maraş yöresinde derdiçok isminde bir ozan yaşadığını öğrenir.o nedenle de grubun ismini basit bir ironik yaklaşımla derdiyoklar olarak belirlemiştir ikili.
Aşık mahsuni şerif ali ekber aydoğanın kirvesidir.mahsuninin avrupadaki tüm konserlerinde çalan derdiyoklar ikilisi için mahsuni sonraları şu sözü söylemiştir büyük mütevazilikle,gruba hakkını vermek amacıyla;’’40 küsur yıldır yazıyorum,bir türkülerle gömün beni,yolculuk nereye alman efendi,vekaleti kime verdin pir sultan gibi eser yazamamışım…’’ der….
Türkülerle gömün beni adlı eserini verdiği güler dumanın o albümü 1milyon 600bin,daha evvel isyan etme boşuna adlı eserin, verdiği İbrahim tatlısesin o albümü de 2 milyondan fazla satmıştı…
Öyle ki İbrahim Tatlıses bile derdiyoklar ikilisi için kendi programlarından birinde,’’ne Rafet el roman,ne Tarkan…hiçbirini tanımam.25 yıldır almanyadan çıkan en iyi müzisyenler derdiyoklardır’’ diyecektir…
Almanyada düğün dendiğinde akla ilk gelen grup olan derdiyoklar,düğün ve gazino çalışmaları dışında,türkiyeden almanyaya turneye giden sanatçıların alt grubunda sahne alır ve o dönem birçok farklı müzisyenin bile dikkatini çeker.yine birturne için almanyada bulunan müzeyyen Senar ve ekibine konser sonrasında derdiyok ali gitarını çalar,onu brakır curaya,onu bırakır bağlamaya geçer ve şova devam eder.müzeyyen Senar kolundan tutar ali ekberin ve ‘’buralarda yok olup gitmeyin…türkiyeye gelin.müziğinizi orda yapın’’der.

Neşet ertaşın da derdiyok aliyi zaman zaman telefonla arayarak ‘’almanyada düğünlerde birlikte çalalım’’demişliği vardır.zira düğünlerde sahneye çıkmaktan çok zevk alır derdiyoklarla üstad…
Derdiyoklat ikilisi almanyadan türkiyeye bazı konser ve düğünler için zaman zaman gelmiştir dönem dönem ama 25 yıl boyunca almanyada konserler ve düğünlere devam ederken bir yandan da ard arda albümler gelmiştir.derdiyok ali türkiyeye dönmeyişini ise öylesine bir tercih olarak yorumlayacaktır…grup düğün grubu olma özelliğinin ötesindedir.kimi zaman sertleşen siyasal içerikli sözlerle aslında yaptıkları müzik bir yandan da protest bir kimlik taşımaktadır.almanyadaki ırkçılık karşıtı eserler,sosyal demokratları eleştirdiği şarkılar bile vardır bu dönem içerisinde albümelrinde.barış mançonun arkadaşım eşek adlı şarkısından çok evvel,eşek li bir şarkı yaparak eşeği işçi sınıfı ile paralel anlatmıştır.şarkılarında hiciv de vazgeçilmez bir unsurdur kısaca….
Derdiyoklar ikilisi önceleri derdiyok ali ve ihsan güvercinle devam etmiş ama sanırım 1986dan sonra davula Mehmet tanış geçmiştir,ihsanın gruptan ayrılmasıyla.günümüzde de ali ekber aydoğan birkaç müzisyenle konser ve düğünlere devam ediyor…
Derdiyoklar deyince köyden kente hatta avrupaya göç olgusu gibi sosyolojik bir olgu kenarı itilemez.zira gurp şarkılarında göç temalı eserler de vermiştir.cümle aleme parmak ısırtan şovlarının yanı sıra, aşık veysel’in,mahsuninin,pir sultanın izindeki güçlü dizeleriyle de halk müziği çevrelerinde benzersiz bir yer edinmişlerdir derdiyok ikilisi…
Balkanlarda görmeye alışık olduğumuz düğün müziği kavramını,Anadolu oyun havaları ve folklörik unsurlarıyla iç içe birbiçimde derdiyoklar ikilisinde görebiliriz.müziklerindeki muhalif tavrı da bir kenarı atamayız.diğer yandan alevi semah ve deyişleri ki doğdukları yöre ve kimlikleri itibariyle bu son derece doğaldır.alevi semah ve deyişlerinin yanı sıra lokal bir çizgide kalmayarak,anadoludaki hemen her coğrafyanın bağlama tavrını da ustalıkla sergilemiştir grup.bunun yanında sahne şovları da kesinlikle dudak uçuklatacak cinstendir çoğu zaman.özellikle grubun ali ekber-ihsan güvercin ortaklığında çıkardığı son albüm olan oyun havaları ve halaylar adlı enstrümental albümde bağlama tavırlarının zenginliği buna en iyi kanıttır sanırım…kısacası derdiyoklar ikilisi, sosyolojik bir olgudur bir yandan,diğer yandan da döneminin imkanlarıyla yapılabilecek en iyi sahne şovlarını gerçekleştirmişlerdir.kendilerine özgü bir tarzları vardır grubun.düğün müziği diyerek basite alınacak birmüzik değildir onlarınki.kaldı ki düğün müziği bile ciddi bir iş…
Mahsuni,aşık Veysel,pir sultan etkisinde bir müzikal ardplanın yanı sıra,o dönemde hiçbir profosyonel eğitim almamış olmalarına rağmen,funk,rock, psychedelic müziğin izlerini gerek davul gerek elektro saz,bağlama,gitar gibi enstrümanlarla en iyi biçimde göstermişlerdir.

İhsan güvercin in kendi ağzından derdiyoklara bakalım biraz da…
‘’Davul çalmayı Almanya da ve 1974 yılında öğrenerek çalmaya başladım.
Hocam yok. Kendi kendime öğrendim. O dönemler ders alabileceğim hiç bir tanıdık yoktu çevremizde.
Ali’yle hep absürt projeler üretmek isteyen ortak bir yanımız vardı. Tavırlarımızla, dünyaya bakışımızla, kara mizah yanımızın gelişkinliğiyle, olayları karikatürize etme özelliğimizle de Derdiyoklar adıyla bütünleşmiştik.
Farkına varmadan etkisi altında kaldığımız müzikal her oluşumun birikimi belki de bu patlamaya yol açmıştı. Çok özel ve hesaplanarak yapılmış bir proje değildi yani. Zaman, zemin, içinde yaşadığımız koşullar bizi çok rahat bir akış içine bırakmıştı. Biz de çevresini yıkmadan giden bir ırmak gibi akmayı başarmıştık.
İlk albumü yapmadan önce de elbette ki bireysel çalışmalarımız ve 1960 yılı sonında yapılmış 45 lik plaklarımız vardı daha Almanya ya gitmeden önce. Yani müzikle çocukluk yıllarından beri iç içeydik.
Sahne gösterilerine önceden hiç bir hazırlık yapmıyorduk. Sahnede içimizden geldiğimiz gibi hareket ediyor ve acaba şu hareketlerimiz yadırganırmı gibi bir kaygı taşımıyorduk.
O dönemler yaptığımız işin bir örneği yoktu önümüzde. Sadece Elvis Presley’in sahnedeki bitmez tükenmez enerjisinden ve kan-ter içinde müzik yapışından ikimizde çok etkilenirdik. Mutlaka üzerimizde etkisi ve payı vardır.
Şu anda kendi kendimi emekli ettim desem yeridir. Antalya-Akdeniz Çiçek Pasajında çok güzel bir gurubum var (Gürsel, İbo-can, Hüseyin, Haşim,Yakup). Bu genç arkadaşlarımla çok sevimli müzikler yapıyoruz.
Düğünlerdeki, konserlerde ki video kayıtları bizim haberimiz olmadan çekilen videolar. Özel bir arkadaşımıza çekim yaptırıp bu günlere anı olarak saklayacak kadar akıllı değildik o zamanlar.
O dönemler iletişim yokluğu nedeniyle Türkiyeden kopuk yaşıyorduk. Olup biteni pek izliyemiyorduk. Ama kayda değer bir grup yoktu. Çünki piyanist-şantör dönemi denilen rezil bir dönemle kucaklaşmıştı memleketimiz.
Sakal tamamen bir tepkiydi. Şalvar da rahatlığı ve orjinalliği ile hoşumuza gittiği içindi.’’
İhsan güvercin şmdilerde antalyada çiçek pasajında gençlerden oluşan bir grupla belli günler sahne almaya devam ediyor.derdiyok ali ise Almanya merkezli müzikal çalışmalarına tek başına devam ediyor.albümler,düğünler almanyada kendilerinden esinlenerek ortaya çıkan bir çok gruba rağmen halen derdiyoklardan soruluyor dersek yanlış olmaz sanırım.hatta çocuğunun sünnet düğününde derdiyokları çağıran anne babalar,çocuklarının evlencekleri zamana bile söz istiyorlarmış bir rivayete göre…hatta derdiyok alinin düğün rezervasyonları bile uzunca bir süre doluymuş.
Son olarak grup beklide düğünlerde,gazinolarda ve Almanya merkezli çalışmalarını uzun süre devam ettirerek sahip olduğu enerjiyi koruyabildi,beklide samimiyetini bundan hiç yitirmedi.almanyadaki 2.-3.kuşak gençlere de ciddi bir örnek sergilemiş olsa gerek ki avrupada derdiyoklar gibi davul,ve bağlama kombinasyonu üzerine onlarca grup kuruldu.grubun müzik tarihimizde attığı her adım sanırım geleceğe çok önemli bir miras ve batılı taklidi yaparak batılı olmak dışında seçeneklerin olduğunu bir anlamda müzikleriyle de göstermiş olduklarını söyleyebiliriz…

Bu vikiyi düzenle

Reklamları görmek istemiyor musun? Şimdi abone ol

API Calls